Site Rengi

Boşanma Davasında Krediyle Alınan Evin Durumu

15.07.2020
63
Boşanma Davasında Krediyle Alınan Evin Durumu

Boşanma davasında krediyle alınan evin durumu beraberinde pek çok soru işaretini getiren bir husustur. Bankalardan alınan kredilerin uzun vadeli oldukları düşünüldüğünde ödeme süreci içerisinde evlilik birliğinin sona ermesi pek tabi mümkündür. Özellikle son faiz indirimleri ile birlikte 15 yıla kadar vade ile konut ve araç alınabiliyor. Peki bu 15 yıl içerisinde eşler boşanmaya karar verirse krediyle alınan malın durumu ne olur?

Boşanmada krediyle alınan araba, ev gibi malların akıbeti hem çekişmeli boşanma davasında hem de anlaşmalı boşanma davasında bir sorun yaratır. Bu sorunun ortadan sağlıklı bir şekilde kaldırılabilmesi için bir Samsun Boşanma Avukatı ile birlikte çalışılması mutlaka tarafların yararına olacaktır.

Anlaşmalı Boşanmada Kredi Borcu

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde kredi borcu için ayrı bir madde düzenlenebileceği gibi var olan ve mal paylaşımı hususunda bilgi veren, karar teşkil eden bir maddenin içerisine de kredi borcunun akıbeti işlenebilir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki yalnızca anlaşmalı boşanma dava dilekçesinde böyle bir madde düzenlemiş olması kredinin akıbetini doğrudan etkilemeyecektir.

Karar ile birlikte kredinin çekildiği bankaya başvurulmalı, taşıt ya da konut kredisinin hangi eş tarafından ödeneceği açıklığa kavuşturulmalıdır. Uygulamada ekseriyetle bankaların kredi borcunun devrini kabul etmediği görülmektedir. Gerçekten de anlaşmalı boşanma davasında krediyle alınan evin durumu karışıktır. Ya ev kredi çeken kişinin üzerinde bırakılmalı ya da evin diğer eşe devri gerçekleşmeden önce bankaya olan kredi borcu kapatılmalıdır. Borcun diğer eşin üzerine devredilerek taksit ödemelerinin o eş tarafından yapılması bankalarca kabul edilmez.

Boşanmada Kredi ile Alınan Araba

Eşlerin evlilik birliği içerisinde almaya karar verdikleri ancak daha sonra taksitleri ödenirken boşanma kararı alınan aracın durumu ise bir konut ile aynıdır. Şöyle ki boşanma davasının açıldığı güne kadarki süreye kadar ödenen taksitlerin her iki eş tarafından yarı yarıya ödendiği kabul edilir. Bu nedenle aracın üzerine kayıtlı olmadığı eş de araç üzerinde bahse konu taksitler kadar hak sahibidir.

Ancak boşanmada krediyle alınan arabanın dava sırasındaki taksitlerini ödeyen eş artık geri kalan ödemelerin tamamını kendisi yaptığı için diğer eşin bu ödemelerde bir iddiası ve araba üzerinde bir hakkı olmayacaktır. Ancak bu hususun mal paylaşımı yapıldığı sırada mahkeme önünde ileri sürülmesi ve iddiada bulunan tarafça ispat edilmesi gerekir.

Boşanmada Borçlar Ortak mıdır?

Nasıl ki evlilik birliği içerisinde yapılan kazanımlar elde edilen mallar her iki eşin de malvarlığına ortak olarak giriyorsa borçlar için de aynı durum söz konusu olacaktır. Ancak boşanmada borçların ortak olarak ödenmesi durumu ancak edinilmiş mallar için geçerlidir. Yani bir eşin şahsi kullanımına ait olan kredi kartı borcu için diğer eşin icraya verilmesi söz konusu değildir.

Ayrıldıktan sonra borçların paylaşılmasının söz konusu olabilmesi için bu borcun ev, araba gibi kredi ile alınan mallar için geçerli olması gerekir. Zira her iki eşin de bu mallar üzerinde hak sahipliği vardır. Pek tabi kişinin pozitif varlıklarda hak sahibi olduğu durumda negatif varlıklarda da yükümlülükleri bulunacaktır.

Boşanma Davasında Krediyle İlgili Yargıtay Kararları


Boşanma Davasından Sonra Kredi Taksitlerinin Ödenmesi

Tarafların TMK 166/3. maddesi uyarıca 14.12.2009 tarihinde boşandıkları, davaya konu taşınmazın 31.08.2010 tarihinde 3. kişiye satıldığı, davacı kadının 06.01.2010 tarihinde davalı erkeğin hesabına ‘Konut kredisi yarı ödemesi’ açıklaması ile 1.380 TL gönderdiği, bunun dışında dosyaya ödeme yaptığına ilişkin delil sunamadığı, kaldı ki dava dilekçesinde boşanmanın kesinleşmesinden taşınmazın satılıncaya kadar geçen süre içindeki kredi borcunun yarı bedelini ödediğine ilişkin de bir beyanda bulunmadığı, eşi ile boşanma kararından sonra 6 ay daha birlikte yaşadıklarını, davalı erkeğin konut kredisinin ödemelerini yaptığını, kendisinin de ortak çocuğun bakıcı parası ve evin giderlerini karşıladığını, taşınmazın 1/2’sinin de kendisine devredilmediğini, davalının kötü niyetli olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davacı kadın, takibe konu borcu ödediğini gösterdiği delillerle kanıtlayamamıştır. Davacı kadın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmıştır. İspat yükü kendisine düşen ve davasını diğer delillerle kanıtlayamayan davacı kadına talebi konusunda diğer tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp… (2. HD 2019/6526 E. 2019/10088 K.)

Boşanmada Kredili Evin Paylarının Hesaplanması

Öncelikle, mal rejiminin sona erdiği tarihte henüz vadesi gelmediği için ödenmemiş kredi borç miktarının, toplam kredi borcuna oranı bulunur. Sonra bulunan bu kredi borç oranının, taşınmazın toplam satın alım bedeli karşısındaki oranına dönüşümü gerçekleştirilir. Tespit edilen bu oranın, taşınmazın tasfiye tarihindeki (karara en yakın) sürüm (rayiç) değeri ile çarpılmasıyla borç miktarı belirlenir. Bu ilke ve esaslara göre saptanan taşınmazın borç miktarı, tasfiye tarihindeki sürüm değerinden düşüldükten sonra kalan miktar, değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hesaplamasında göz önünde bulundurulur. Somut olayda ise davalı lehine denkleştirme yapılırken izah edilen şekilde oranlama yapılmadığı, sadece mal rejimi sona erdikten sonra kalan kredi borcunun, meskenin tasfiye tarihi itbariyle sürüm değerinden düşümü ile yetinildiği anlaşılmaktadır. (8. HD 2018/16276 E. 2019/1020 K.)

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.