İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu ve Cezası

02.02.2023
461
İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu ve Cezası

1. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu Nedir?

İmar kirliliğine neden olma suçu (TCK 184) , Samsun Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanık ve avukatı ile birlikte yargılaması yapılan bir dava türüdür. İmar kirliliği sözlükte; bina veya alanın yapımı, kullanımı veya yıkımı sonucu ortaya çıkan çevresel etkilerin neden olduğu doğal veya yapay bir bozulma olarak tanımlanır. İmar kirliliğine neden olma suçu, bu tür bir bozulmanın neden olduğu çevresel zararların önlenmesine yönelik yasalara uymamayı içeren bir suçtur. Bu suç, yerel yönetimler tarafından yapılan veya yapılması planlanan inşaat projelerinde, atık maddelerin yanlış depolanması veya atılması gibi durumlarda ortaya çıkabilir.

Özellikle imar barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi İptali söz konusu olursa ilgili belediyenin şikayeti halinde kişi hakkında bir de bu suçtan ceza davası açılmaktadır.

2. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçunun Cezası

İmar kirliliğine neden olma suçunun cezası, Türk Ceza Kanununun 184. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre yapı ruhsatı almadan ya da ruhsata aykırı olarak bina yaptıran kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Ayrıca suçun özel görünüş biçimlerinin ortaya çıkması durumunda sanığa verilecek cezanın alt sınırdan uzaklaşması söz konusu olur.

İmar kirliliğine neden olma suçunda para cezası da verilebilir. Sanığa verilen ceza miktarı 2023 yılı için günlüğü 20 ila 100 liradan para cezasına çevrilmektedir. Suçun üst sınırının beş yıl yani 1800 gün olduğu düşünüldüğünde 180.000,00 TL’ye kadar para cezası verilmesi de mümkündür. İşin doğasına ve ölçeğine göre, cezalar ağırlaşabilir veya hafifleyebilir. Bununla birlikte, cezalar genellikle yasalara uymamayı teşvik etmeyi ve çevreyi koruma amacını gerçekleştirmeyi amaçlar.

3. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu (TCK 184) Beraat Kararı

İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde cezalandırılması için yeterli bilgi ve delilin bulunmaması durumunda sanığın beraatine karar verilir. Yargılamadan beraat eden sanığın sabıka kaydına herhangi bir kayıt işlenmez. Sanığın atılı suçtan beraat kararı alabilmesi için yapının imar açısından bir kirlilik oluşturmadığının tespit edilmesi gerekir.

Samsun Asliye Ceza Mahkemesi hakimi ve avukatı birlikte yapılacak keşif neticesinde imar kirliliğinin oluşup oluşmadığı tespit edilebileceği gibi ayrıca bir idari kurum ya da mahkemenin bu hususta vereceği kirlilik olmadığına ilişkin karar ile de durumun tespiti mümkündür. Özetlemek gerekirse sanığın yargılamasını iyi bir şekilde takip etmesi beraat kararı alması için oldukça önem arz eder.

4. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu (TCK 184) Avukat Gerekir mi?

İmar kirliliğine neden olma suçu ile Samsun ceza mahkemelerinde yargılanan sanık avukat yardımı alması durumunda hem mevcut ceza davası sürecini hem de eğer varsa imar uygulamasının iptali davasını (idare mahkemesi) daha az stresli bir şekilde yürütecektir. Zira alanlarında bilgili ve tecrübeli olan avukatlar yargılama süreçlerine hem aşina olmaları hem de hukuki olarak bilgilerinin güçlü olması nedeniyle süreci sanık için en lehe olacak şekilde sonlandıracaklardır. Bu nedenle hakkında bu makalenin konusunu oluşturan bir suçtan ceza davası açılan kimsenin bir avukatın hukuki görüşüne ve desteğine başvurmasında kendisi açısından da yarar vardır. Bu konu hakkında daha detaylı bilgi almak için avukatınız ile görüşün.

İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu Hakkında Yargıtay Kararları


İmar Kirliliğine Neden Olma Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Kavak Belediyesi sınırları içerisinde yer alan Merkez Mahallesi 470 ada 1 parsel 20 nolu yerde bulunan inşaata proje harici son kata kadar ruhsatsız olarak yaptığı eklentileri mühürlenen sanığın yapılan ihtara rağmen 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri gereğince ruhsat almadığı, suça konu yerdeki müdahaleyi sonlandırarak imara uygun hale getirmediği anlaşılmaktadır. İmar kirliliğine neden olma suçunu işleyen sanık, ruhsatsız olarak yaptığı bölümleri projeye uygun hale getirerek 5237 sayılı TCK’nun 184/5. maddesindeki özel düzenlemeden yararlanma imkanı bulunduğu halde bunu yapmayarak anılan maddedeki özel düzenlemeden yararlanmamış olup, bu durumda 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarını yerine getirip getirmediğinin ayrıca değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. (Yargıtay)

Projeye Aykırı Bina İnşa Etmek ve İmar Kirliliği

Samsun Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yer alan Yenibosna Mahallesi 3561 parselde bulunan 3 katlı binaya proje harici ruhsatsız olarak eklediği merdiven ve ilave katı mühürlenen sanığın yapılan ihtara rağmen 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri gereğince ruhsat almadığı, suça konu yerdeki müdahaleyi sonlandırarak imara uygun hale getirmediği ve mahkemece yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmadığı belirtilerek sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.

İmar kirliliğine neden olma suçunu işleyen sanık, ruhsatsız olarak yaptığı bölümleri projeye uygun hale getirerek 5237 sayılı TCK’nun 184/5. maddesindeki özel düzenlemeden yararlanma imkanı bulunduğu halde bunu yapmayarak anılan maddedeki özel düzenlemeden yararlanmamış olup, bu durumda 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarını yerine getirip getirmediğinin ayrıca değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünü uygulamamak suretiyle sonucu itibariyle isabetli olan yerel mahkemenin direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir. (Yargıtay)

Araziye Ev Yapmak ve İmar Kirliliği Suçu (TCK 184)

Evli 4 çocuklu olan ve kendi beyanına göre aylık 200 Lira kazancı bulunan sanığa Samsun’da kendi arazisi üzerindeki 20 m²’lik evine yapı ruhsatiyesi almadan 4.90 mx4.90 m ebatlarında tek odadan oluşan bir bölüm eklemesi fiili nedeniyle yerel mahkemece imar kirliliğine neden olma suçundan TCK’nun 184/1. maddesi uyarınca verilen 1 yıl hapis cezasının aynı kanunun 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca seçenek yaptırıma dönüştürülerek hükmolunan 7.300 Lira adli para cezasının, sanığın ekonomik durumu ve şahsi halleri gözönüne alındığında TCK’nun 52/4 maddesi uyarınca taksitlendirilmesi konusunda değerlendirilme yapılmamasında isabet bulunmamaktadır.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.