Site Rengi

İşyerinde İşçiye Hakaret (Küfür) Edilmesi

İşyerinde İşçiye Hakaret (Küfür) Edilmesi

İşveren tarafından işçiye hakaret edilmesi çalışma hayatından sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Özellikle işçiye küfür edilmesi şeklinde görülür. Bir kimsenin onur ve şerefini doğrudan zedeleyen şerefe ve namusa dokunan bu sözlere karşı İş Kanunu işçiyi koruma altına almış ve İşçinin Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkı başlığı altında bu hale de yer vermiştir.

İşverenin işçiye bağırması ise her zaman şerefe ve onura dokunacak haller arasında kabul edilmez. Bağırma içeriğinin ne olduğu, işverenin ağzından hangi sözcüklerin çıktığı önemlidir. Eğer aksi bir durum mevcutsa ve işçi tarafından bu nedenle iş bırakılırsa mağduriyet yaşanabilir. Bu nedenle sürecin idaresinde bir Samsun İş Davası Avukatı ile çalışılması faydalı olacaktır.

İşverenin İşçiye Küfür Etmesi

Kendisine verilen işi beceremese bile bir işçiye küfretmek işverenin hakkı değildir. İnsan, şeref ve onuruyla var olan, toplumda kendine bir yer edinen varlıktır. Bu yüzden hem şerefini hem de onurunu yaşam boyu koruma güdüsü altındadır. Bu durum iş dünyasında da geçerlidir. Yine işveren tarafından görevlendirilen kimseler olan: müdür, patronun kardeşi, patronun oğlu gibi görevlilerin de işçiye küfretmesi hukuka uygun değildir.

İşveren ya da onu temsil eden kimsenin işçiye küfretmesi halinde işçi, iş sözleşmesini derhal feshedebilir. Feshin nasıl yapılacağı, hangi sonuçları doğuracağı konusunda detaylı bilgi almak isterseniz, bizimle iletişime geçebilir, yazının altına yorum bırakabilir ya da İş Davaları konusundaki diğer makalelerimize göz atabilirsiniz.

İşvereninin İşçinin Ailesine Hakaret Etmesi

İş Kanunu yalnız kendisine değil aile bireylerine yapılan küfür ve kötü sözlere karşı da işçiye bir koruma sağlar. Patronu tarafından aile üyelerine karşı kötü sözler sarf edilen işçi; noter kanalı ile işyerine hangi sebeple iş sözleşmesini feshettiğine dair ihtarını işyerine gönderir. Eğer yasal süresi içerisinde işçilik alacakları ödenmez ise işçi yasal yollara başvurabilir.

Kendisine hakaret edilen aile üyelerinin ise doğrudan bir İş Hukuku davası açabilmeleri mümkün değildir. Ancak Ceza Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde işverenin genel sorumluluğu yoluna başvurabileceklerdir.

Şef, Usta, Müdür gibi Diğer İşçilerin İşçiye Hakaret Etmesi

İşçiye karşı küfür ve kötü sözler her zaman doğrudan işverenin kendisinden gelmeyebilir. Kimi durumlarda aynı iş yerinde çalışan diğer işçiler de işçiye hakaret edebilir. Özellikle, şef, usta, müdür gibi üst grup çalışanların kendi alt gruplarında çalışan işçilere hakaret ettiği görülür. Bu kimseler tarafından da kendisine hakaret edilen işçi, yine işvereni sorumlu tutarak dava açabilecektir.

Doğrudan kendisinin sarf etmediği kötü sözlerde işverenin sorumluluğunun kaynağı iş sağlığı ve güvenliğini sağlama yükümlülüğünü ihlal olacaktır.  Yine işçiyi koruma ve gözetme borcunu da ihlal eden işveren işçiye kıdem tazminatı ödeyecek gerekirse manevi tazminat ödeme borcu altına dahi girecektir. Tazminat yükümlülüğü için önemli olan işçinin ispat edebilme kabiliyetidir.

Kendisine Küfür Edilen İşçinin Kıdem Tazminatı Hakkı

İşveren tarafından kendisine küfür ya da hakaret edilen işçi iş sözleşmesini haklı sebeple derhal sona erdirebilir. Noter kanalıyla yapılan feshin neticelerinden biri de işçi lehine Kıdem Tazminatı alacağının doğmasıdır. İşçinin çalışma süresine göre değişen Kıdem Tazminatı Hesaplaması ile ortaya çıkarılan tutar işçiye ödenmez ise; Arabuluculuk ile başlayan bir yargı süreci taraflar arasında doğacaktır.

Eğer işçi kendisine hakaret edildiği nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirdiğini ispat edebilirse kıdem tazminatı almaya hak kazanacaktır. İş Mahkemelerinde yapılan yargılamaların en önemli delillerinden biri olan tanık dinletilmesi küfür ve hakaret için de geçerlidir. Yine, yazılı ya da sözlü deliller de mahkeme hakimi tarafından yargılama sırasında dikkate alınacaktır.

İşçiye Hakaret (Küfür) Edilmesi Yargıtay Kararları


Hakarete Uğrayan İşçinin İhbar Tazminatı Alacağı

Somut olayda davacı işçi, 08.04.2008 günlü duruşmada alınan beyanında: hakarete uğradığı için işten ayrılmak zorunda kaldığını belirtmiştir. Davacı tanıkları da davacının işverenin hakaretleri nedeni ile kendisinin ayrıldığını ifade etmişlerdir. İş sözleşmesini haklı nedene dayanarak da olsa, kendi fesheden davacının ihbar tazminatı isteğinin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır. (9. HD 2009/5359 E. 2011/5160 K.)

İşyerinde İşçiye Sürekli Hakaret Edilmesi

Somut olayda davacının sürekli olarak hakarete uğradığı, yıldırılmak istendiği, işçilik alacaklarının da eksik ödendiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Tüm bu olgular birlikte değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğinin kabul edilerek kıdem tazminatı isteğine hükmedilmesi gerekirken reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. (9. HD 2008/10523 E. 2009/27080 K.)

İşçiye Hırsızlık Suçundan İftira Atılması

Somut uyuşmazlıkta, müştekisi işbu davanın davacısı olan ve iftira suçundan dolayı açılan ceza davasında …7.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/523 Esas, 2012/604 Karar sayılı kararı ile, “Her ne kadar … haklarında iftira suçundan TCK 267/1 maddesine göre cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanıkların müştekinin evi altındaki depoya baktıkları, müştekiye iftira kastıyla hareket etmedikleri, müştekinin evine ne için gittiklerini bir başkasına söylemediklerine göre suçun yasal unsurları oluşmadığından sanıkların unsurları oluşmayan iftira suçundan ayrı ayrı beraatlerine” karar verilmiş ve verilen bu karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Bu durumda, davacının hırsızlıkla suçlandığı iddiası ve dolayısıyla iş akdini haklı nedenle feshettiği iddiası ispatlanamadığından kıdem tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. (9. HD 2016/13922 E. 2016/10980 K.)

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.