Site Rengi

Nafaka Alacağı İcra Takibi ve Zamanaşımı

25.04.2020
39
Nafaka Alacağı İcra Takibi ve Zamanaşımı

Birikmiş nafaka alacağı icra takibi, özellikle kadınların sıklıkla başvurduğu bir hukuki yoldur. Aile Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde hakim tarafından eşlerden birinin ya da müşterek çocuk lehine nafaka alacağına hükmedilmiş olabilir. Böyle bir durumda aleyhinde nafakaya hükmedilen, yani borç altına sokulan kimse bu borcu ödemelidir. Aksi halde alacaklı, mahkeme ilamını icra dairesine götürerek icra takibi başlatabilir. İcra takibi bir mahkeme ilamı ile birlikte başlatılmış olduğu için borca itiraz çok sıkı şartlara bağlanmıştır. Borçlu; karşı tarafın artık nafakayı hak etmediğini ise ileri süremez. Ancak farklı bir dava açarak bunun tespitini isteyebilir. Birikmiş nafaka alacağı için icra takibi başlatılması İcra Takip Talebi hazırlanması ile olacaktır. Takip talebi hazırlama için bir Samsun İcra Avukatı ile görüşülmesi ve onun yardımının alınması önerilir. Zira takibin açılması ve sonrasındaki işlemlerin yapılabilmesi; tecrübesiz bir vatandaş için zor ve yorucudur. Ancak avukat için öyle değildir.

Nafaka Alacağında Hapis Cezası

Kanun koyucu nafaka borcunun ödenilmemesini bir yaptırıma bağlamıştır. Buna göre devam eden nafaka borcunu ödemeyen icra takip borçluları hapis cezası ile cezalandırılabilir. Ancak bunun için öncelikle Samsun İcra Dairesinde bir icra takibi başlatılması gerekir. Takip talebinin kendisine tebliğine rağmen nafaka borcunu ödemeyen borçlu aleyhinde artık şikayet yapılabilir. Alacaklının şikayet ile İcra Ceza Mahkemesinde yargılanan borçlu eğer nafaka borcunu tekrar ödemez ise mahkeme hakimi tarafından 3 ay hapis cezası ile cezalandırılır. Nafaka borcu kaynaklı hapis cezasına itiraz edilebilir. Başvuru bir üst mahkemeye yapılacaktır. Eğer bu itiraz da kabul edilmez ise mahkeme kararı kesinleşir ve borçluya gün içerisinde teslim olması için bir çağrı kağıdı gönderilir. Cezanın infazı açık cezaevinde gerçekleşir. Ertelenmez ya da Koşullu Salıverilme söz konusu olmaz.

Nafakanın İndirilmesi Davası

Somut olayda; taraflar arasında 27/10/2009 yılında gerçekleşen boşanma davasında, anlaşma protokolüne göre müşterek çocuk için aylık 2.500 TL nafakaya hükmedildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasındaki denge sonradan, şartların olağanüstü değişmesiyle taraflardan biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulmuşsa, taraflar artık o akitle bağlı tutulamazlar, değişen bu koşullar karşısında Medeni Yasanın 2.maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesini mahkemeden isteyebilirler. Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden ve tanık beyanlarından davacının boşanmadan sonra işyerini kapattığı hakkında muhtelif miktarda ve sayıda icra takibinin olduğu anlaşılmakta; davalı hakkında yapılan araştırmada öğretmen olan davalının ek ders ücretleri ile birlikte toplam aylık 2.231,58 TL maaş aldığı, tekrar evlendiği, evi ve arabasının olduğu müşterek çocuğun daha önce okuduğu TED Kolejinden alınarak devlet okuluna devam ettirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, tarafların gelir durumları, müşterek çocuğun yaşı ve eğitim durumu ihtiyaçları, nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki değişim nazara alındığında mahkemece yapılan indirim fazla olup, TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.