Şikayetçi Olmak ve Şikayetten Vazgeçme

13.08.2020
1.560
Şikayetçi Olmak ve Şikayetten Vazgeçme

Şikayetçi olmak ceza yargılamasında temel unsurlardan biridir. Gerçekten de soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı bir suç için failin cezalandırılması ancak mağdurun bu yöndeki ifadesini şikayet yolu ile kolluk makamlarına bildirmesi sonucunda mümkün olacaktır. Ceza Hukukumuzda bütün suçlar şikayete bağlı değildir. İstisnai bir hal olan şikayete bağlı yargılama ancak kanunda belirtilen haller için mevcut olacak; diğer suçlar şikayet şartı aranmaksızın yargılamaya konu olacaktır. Kullanılması sıkı şartlara bağlı olan şikayet hakkının kullanımında mağdurun ve aleyhinde kolluk kuvvetlerine ya da doğrudan savcılığa şikayette bulunulan şüphelinin; söz konusu yargılama sırasında alanında tecrübeli bir Samsun Ceza Davası Avukatı ile görüşerek birlikte hareket etmesi lehine olacaktır.

Şikayetçi Olmanın Şartları

Şikayet hakkının kullanabilmesi için kanunda bir takım şartlar aranmaktadır. Eğer bu şartlar somut olayda mevcut değilse hakkın kullanılabilmesi ve şikayetçi olunan kimse hakkında işlem yapılabilmesi de mümkün olmayacaktır.

  • Şikayetçi, fiilden zarar görmüş olmalıdır.
  • Şikayetin kanunda belirtilen süresi içerisinde yapılmış olması gerekir.
  • Şikayet ancak jandarma, polis gibi kolluk makamlarına ya da Cumhuriyet Başsavcılığı makamına yapılabilir.
  • Şikayet yazılı olarak ya da sözlü olarak yapılabilir.

Ancak yukarıda belirtilen şartların mevcudiyeti halinde şikayet hakkı kullanılabilir. Belirtilmesi gereken bir diğer husus da bir kimsenin şikayetçi olabilmesi için reşit olması (18 yaşını doldurması) gerekmez. Temyiz gücüne yani olaylarına ayırt edebilme yeterliliğine sahip olması şikayet hakkının kullanılabilmesi için yeterli olacaktır.

Şikayet Süresi (Şikayette Zamanaşımı)

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 73. Maddesinin ilk fıkrasına göre soruşturulması ya da kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarda mağdurun süresi içerisinde hakkını kullanması gerekir. Şikayet süresi 6 ay olarak belirlenmiştir. Bu sürenin başlangıç tarihi failin ve fiilin mağdur tarafından öğrenilme tarihinden itibaren başlayacaktır. Birden fazla kişinin şikayetçi olabileceği durumlarda kişilerden birinin hakkını süresi içerisinde kullanmaması diğer kişilerin haklarını kullanmasını engellemeyecektir.

Şikayet süresi hak düşürücü nitelikte bir süre olduğundan sürenin geçirilmesi durumunda artık ilgili makamlara söz konusu şüpheli hakkında işlemde bulunulamayacaktır. Süresinden sonra şikayet yapıldığına dair şüpheli tarafından itirazda bulunulabilir. Bu durum şikayet makamı tarafından da herhangi bir itiraz gerekmeden dikkate alınmalıdır.

Şikayetten Vazgeçme ve Sonuçları

Yapılmış bir şikayetin geçersiz sayılmasına ilişkin talebe şikayetten vazgeçme adı verilir. Bir kimse hakkında yapılan şikayetten savcılık aşamasında vazgeçilirse kişi hakkında takipsizlik kararı verilir. Yine şikayeti geri alma dilekçesi dava açıldıktan sonra verilecek olursa yargılamayı yapan mahkeme tarafından sanık hakkında Beraat kararı verilecektir. Önemle belirtilmesi gereken bir diğer husus da şikayetten bir kez vazgeçen kimsenin daha sonra bu işlemi geri alması mümkün değildir. Yani şikayetten vazgeçen kimse tekrar şikayetçi olamaz.

Şikayeti geri almaya benzeyen bir diğer işlem de şikayetten feragattir. Feragatin söz konusu olabilmesi için şikayetin henüz yapılmamış olması gerekir. Şikayetten vazgeçmenin aksine tek taraflı bir beyandır ve karşı tarafın kabul etmesi şartı aranmaz.

Şikayetçi Olmak ve İftira Suçu

Bir kişi aleyhinde polise şikayetçi olmak ya da savcılığa doğrudan dilekçe vererek şikayetçi olmak iftira suçunu oluşturmayacaktır. Zira iftira suçunun oluşabilmesi için aleyhinde şikayetçi olunan kimsenin söz konusu suçu işlemediğini bilmek gereklidir. Ancak böyle bir durumda şikayet edilen kimseye iftira atılması söz konusu olur. Halihazırda suçu işlediği şüphesiyle hakkında şikayetçi olunan kimseye karşı işlem yapan kimsenin ona iftira attığından söz etmek mümkün olmayacaktır. Zira şikayet hakkı hem Ceza Muhakemesi hukukunda hem de Anayasa’nın 74. Maddesinde güvence altına alınmış bir haktır. Yargıtay’ın 4. Ceza Dairesi 22.01.2014 tarih, 2013/26612 E. ve 2014/1652 K. sayılı ilamı da bu görüşü destekler niteliktedir.

Ancak söz konusu suçu işlemediği bilindiği halde aleyhinde şikayetçi olunan kimse Türk Ceza Kanunu ilgili hükümleri uyarınca kendisine İftira atıldığını ileri sürerek şikayetçi olabilir. Bu hususta en büyük delil beraat kararı ya da takipsizlik kararı olacaktır.

Şikayetçi Olma Hakkında Yargıtay Kararları


Şikayetten Vazgeçmenin Tazminat Davasına Etkisi

..5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/7. maddesi gereğince, davacıların suça ilişkin şikayetten vazgeçme beyanlarında, şahsi haklarından da vazgeçtiklerini açıkça ifade etmedikleri gözetildiğinde, şikayetten vazgeçme beyanının tazminat talep hakkına etki etmeyecek olmasına…

Şikayetin 6 Aylık Süre İçinde Yapılmaması

Katılanın, 12.03.2009 günü sanığın sevk ve idaresinde bulunan özel halk otobüsünden ineceği sırada aracın hareket ettirilmesi nedeniyle yaralandığı olayda, katılanın eşinin müracaatı üzerine sanık hakkında soruşturma yapılarak TCK’nun 89/1 ve 89/2-b-son maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, olayın üzerinden yaklaşık olarak 1 yıl 2 ay geçtikten sonra katılanın ilk defa mahkemede sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği, bilinçli taksirle hareket etmediği anlaşılan sanığın eyleminin sevk maddelerine uygun şekilde takibi şikâyete bağlı taksirle yaralama suçunu oluşturduğu, şikayetin hak sahibi kişi tarafından bizzat yapılması gerektiği, katılanın altı aylık kanuni süre içerisinde bizzat şikâyette bulunmadığı, süresinden sonra yaptığı şikâyetin hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından yerel mahkemece sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.