Taksirle Adam Yaralama Suçu ve Cezası

18.06.2020
1.752
Taksirle Adam Yaralama Suçu ve Cezası

Taksirle Adam Yaralama nedir?

Taksirle adam yaralama suçu, Ceza Kanunumuzda ayrı bir madde olarak düzenlenmiş ve kasıtlı bir davranış olmadan, ekseriyetle ihmali davranışlar ile bir başka insanın vücut bütünlüğüne zarar verilmesini ifade eder. Uygulamada müteahhitler, doktorlar, polisler gibi belirli bir görevi ifa ederken özen göstermekle yükümlü olan kimseler tarafından işlendiği görülmektedir. Taksirle yaralama suçunun cezası kasten yaralamaya kıyasla çok daha azdır.

Taksirle yaralama nedir sorusunun cevabını daha basit bir şekilde izah edecek olursak, bir kimsenin yapmak zorunda olduğu bir davranışı yerine getirmemesi sonucu başkasında tahribata yol açmasıdır. Davranışı yerine getirmeyen kimsenin diğer kişinin yaralanmasını öngörememiş ve istememiş olması gerekir. Aksi halde taksirle yaralama suçundan bahsetmek mümkün olmayacaktır.

Taksirle Adam Yaralama Suçunda Şikayet

Taksirle yaralamada şikayet, suçun kasten işlenen haline kıyasla daha önemlidir. Zira kasıtlı işlenen yaralama eyleminde suçun yalnızca basit tıbbi müdahale ile giderilebilen hali şikayete tabi iken; taksirle yaralama suçunda şikayet; soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için elzemdir. Yani mağdur, fail aleyhinde polise, savcılığa ya da herhangi bir makama şikayette bulunmazsa artık failin yargılanması mümkün olmayacaktır.

Ancak kanun koyucu TCK 89/5 hükmünde suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikayete tabi olmadığından bahsetmiştir. Yani, taksirle bir başkasını yaralayan kimse ortaya çıkabilecek olumsuz durumu aslında önceden hesap edebiliyor, böyle bir ihtimalin varlığından haberdar ancak sonucun ortaya çıkmasını istemeden de olsa bir başkasını yaralıyorsa artık soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin yapılabilmesi için mağdurun şikayetçi olması aranmaz.

Taksirle Yaralama Suçunun Zamanaşımı

Taksirle yaralamada zamanaşımı süresi dolduktan sonra suçun yargı makamları önüne taşınması ve sanığın yargılanması mümkün olmayacaktır. Bu süre kanun koyucu tarafından en alt seviyesi 8 yıl olarak belirlenmiştir. Yani taksirle yaralanan mağdur; kendisini kimin yaraladığını 8 yıl içerisinde öğrendikten sonra şikayet hakkını 6 ay içinde kullanmalı ve durumdan kolluk makamlarını haberdar etmelidir.

Suçun nitelikleri hallerinin somut olayda mevcudiyeti halinde taksirle adam yaralamada zamanaşımı süresi 12 yıla kadar çıkabilecektir. Gerçekten de ceza kanununda yer alan suçlara ilişkin zamanaşımı süreleri yüksek tutulmuştur. Henüz konu hakkında bir çalışma gündeme gelmemiş olsa da ilerleyen yıllarda yasa yapıcı tarafından zamanaşımı sürelerinin kısaltılması hususu gündeme gelmesi gereken hususlardandır.

Taksirle Yaralamada Uzlaştırma ve Uzlaştırmacı

Taksirle yaralama suçu da uzlaştırma kurumunun görevlendirildiği suçlardandır. Ekseriyetle kolluk aşaması tamamlandıktan sonra yani mağdurun, failin ve varsa tanıkların ifadeleri alındıktan sonra dosya bölgedeki Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu tarafından o yargı çevresindeki bir Uzlaştırmacıya atanır. Görevlendirilen uzlaştırmacı her iki tarafı da arayarak olayın yargıya taşınmadan sulh yapılmasını önerir.

Uzlaştırma aşamasında mağdur zararının tazmin edilmesini talep eder. Bu işlem genellikle bir miktar para ile yapılır. Eğer mağdurun teklifi fail tarafından kabul edilecek olursa aralarında bir tutanak imzalanır ve taksirle yaralama suçu uzlaştırma aşamasında tamamlanmış olur. Olası hak kayıplarının önüne geçilebilmesi için Uzlaştırma esnasında tarafların kendilerini bir Samsun Ceza Avukatı ile temsil ettirmeleri faydalarına olacaktır.

Taksirle Yaralama Suçunun Cezası

Tarafların uzlaştırma aşamasında anlaşamaması halinde artık ceza yargılaması başlayacaktır. Bu noktada failin bilmesi gereken belki de en önemli şey taksirle adam yaralama suçunun cezasının miktarıdır. Kanun Koyucu 89 hükmünde suçun en basit haline 3 ay ile 1 yıl arasında ceza verileceğini öngörmüştür. Her ne kadar ceza miktarı az olarak gözüküyor olsa da alınan ceza failin sabıkasına işleyecek, ilerleyen dönemde karşısında engeller çıkarabilecektir. Bu nedenle yargılanan sanığın kendisini beraat ettirebilmek için çaba göstermesi ve siciline bu suçun cezasının işlenmesini engellemesi faydasına olacaktır.

Taksirle yaralama suçunun nitelikli hallerinin somut olayda mevcudiyeti halinde ise sanığa verilecek ceza miktarı arttırılır. Birden fazla kişiyi taksirle yaralayan kimse 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası alır.

Taksirle Yaralama Suçunun Nitelikli Halleri

İşlenen taksirle adam yaralama suçu sonucunda ortaya çıkan zararın boyutunun artması halinde artık cezanın nitelikli hallerinden bahsedilecektir. Kanun koyucu bu halleri üç kısma ayırmış, giderek ağırlaşacak şekilde sınıflandırmıştır.

  • Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
  • Vücudunda kemik kırılmasına,
  • Konuşmasında sürekli zorluğa,
  • Yüzünde sabit ize,
  • Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
  • Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına

Neden olan taksirle yaralama suçunun cezası yarı oranında arttırılacaktır. Örnekle açıklamak gerekirse 3 ay olan alt sınır 4.5 aya çıkacak, 1 yıl olan üst sınır ise 1.5 yıla çıkacaktır.

  • İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
  • Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
  • Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
  • Yüzünün sürekli değişikliğine,
  • Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,

Sonuçlarını doğuran taksirle adam yaralama suçunun cezası ise 1 kat arttırılır. Yine 6 ay alt sınır, üst sınır ise 2 yıldır.

Taksirle Adam Yaralama Suçu Yargıtay Kararları


İş Kazasında Taksirle Yaralama Suçu

Sanığın sahibi olduğu iş yerinde çalışan 17 yaşındaki kişinin işvereninden aldığı talimatla Yatar isimli hızar makinesinde MDF plakalarını keserken sol el 1. Parmağını hızara kaptırması sonucunda 2. derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayla ilgili olarak alınan bilirkişi raporunda “iş yeri sorumlusu sanığın yanında çalıştırdığı katılana ve iş yerine yönelik gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı, iş yerinin tehlikeli sınıfta yer almasına rağmen, iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı çalıştırmadığı, risk değerlendirmesinin yapılmadığı, katılana ait tehlikeli işte çalışabileceğine dair sağlık raporunun aldırılmadığı, tehlikeli ve çok tehlikeli iş sınıfında yer alan işlerde yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılmayacağına dair şarta uyulmadığı, katılana iş güvenliği ile ilgili eğitimlerin verilmediği, yatar testere makinesinin iş yerinde olduğu ve eğitimsiz kullanılamayacak bir endüstriyel makine olduğu, iş yerinde olası risklere karşı kullanılmak üzere hazır bulundurulması gereken kişisel koruyucu donanım olmadığı ve bu hususlarda katılanın bilinçlendirmediğinin belirtilmesi dikkate alınarak, sanığın bilinçli taksirle hareket ederek katılanın yaralanmasına asli kusuru ile sebebiyet verdiği, bu durumda suçun bilinçli taksirle işlenmesi ve mağdurda meydana gelen yaralanmanın 5237 Sayılı TCK’nın 89/1. maddesi kapsamında kalmaması dolayısıyla şikayete tabi olmadığı anlaşılmakta ise de, mahkemenin meydana gelen olayda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığını irdelemesi ve kabul etmesi karşısında… (12. CD 2016/12686 E. 2017/105 K.)

Trafik Kazasında Taksirle Adam Yaralama

Taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanıklar … ve …’in, Dosya kapsamına göre, katılanların olaydan dolayı zararları bulunmadığından bahisle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; Katılanlar…,… ve …’nın yargılama aşamasında vermiş oldukları 24/09/2013 tarihli beyanlarında, meydana gelen olay nedeni ile maddi zararlarının bulunduğunu ve karşılanmadığını belirttikleri, diğer katılanların ise olay nedeni ile maddi zararlarının olup olmadığı konusunda beyanlarının alınmadığı ve sanıkların da zarar giderimine dair olarak savunmalarının tespit edilmediği anlaşılmakla, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilip giderilmediği hususu Mahkemesince tartışılıp, sonucuna göre 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmekle, yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 07.12.2016 gün ve 94660652-105-06-12063-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2016 gün ve 2016/398645 Sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla… (12. CD 2016/13206 E. 2017/1837 K.)

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.