Yakalama ve Yakalama Kararına İtiraz

27.08.2020
1.610
Yakalama ve Yakalama Kararına İtiraz

Yakalama, Ceza Muhakemesi Kanununun 90. Ve 98. Maddeleri arasında düzenlenmiş ve kişinin özgürlüğünü kısıtlayıcı nitelikte bir tedbirdir. Adli yakalama ve idari yakalama olarak iki kategoriye ayrılır. Bir kimse aleyhinde suçu işlediği şüphesi bulunmaktaysa yapılan işleme Adli Yakalama, kişinin suç şüphesi mevcut olmaksızın tehlikeye maruz kalması ya da tehlike yaratması halinde yapılan işleme ise İdari Yakalama adı verilir. Yakalama işlemi Cumhuriyet Savcısı tarafından verilecek gözaltı kararına ya da serbest bırakılma kararına kadar devam eder. Sanılanın aksine yakalama işlemi yalnızca polis ya da sair kolluk güçlerince değil tüm vatandaşlarca da yapılabilir. Yakalanan kimsenin bir Samsun Ceza Davası Avukatı ile görüşmesi özgürlüğünü geri kazanması adına etkili olacaktır.

Polisin Yakalama Yetkisi ve Yakalama Kararı

Kolluk güçleri içerisinde en kalabalık sınıf olan polisin yakalama yetkisi mevcuttur. Bu yetki geniş kapsamlı olarak düzenlenmiş hatta bazı hallerde yakalama kararı olmadan da yakalama yapılabilmesine imkan tanınmıştır. Ancak kişi özgürlüğü esas, özgürlüğe müdahale ise istisna olduğundan kanun koyucu bu halleri bazı şartlar ile sınırlamıştır. Polisin yakalama yapabileceği haller aşağıdaki gibidir.

  • Suçüstü halinde yakalama: Şüpheliye suçu işlerken rastlanılması durumunda ya da suçüstü halinde görülen kimsenin kaçması durumunda polis tarafından yakalama yetkisi kullanılabilir.
  • Yakalama Kararı olmadan yakalama: Acele hallerde ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde durum yakalama kararını gerektiriyorsa ancak polis tarafından bu kararı verebilme yetkisi olan kimselere ulaşılamadıysa polis yakalama kararı olmadan yakalama yapabilir.
  • Mukavemet: Görevin ifası sırasında mukavemet edenlere karşı polisin yakalama yetkisi bulunmaktadır.
  • Uyuşturucu Suçları: Bu suçların işlendiğine şahit olunması ya da şüphe bulunması hallerinde polisin yakalama yetkisi mevcuttur.

Yakalama Emri ile Yakalama

Yakalamanın hangi hallerde mümkün olduğunu makalemizin önceki bölümlerinde izah etmiştik. Kanunun temel aldığı yöntem ise yakalama emri ile yakalamadır. Kendisine çağrı yapılan, davet edilen şüphelinin kendiliğinden gelmemesi durumunda Cumhuriyet Savcısının talebi ve Sulh Ceza Hakiminin kararı ile Yakalama Emri çıkartılır. Kovuşturma evresinde ise farklı olarak davaya bakan mahkeme kaçak sanık hakkında herhangi bir talebe bağlı olmadan da yakalama emri düzenleyebilir.

Şikayete Bağlı Suçlarda Yakalama

Soruşturma işlemlerinin yapılabilmesinin Şikayet’e tabi olduğu hallerde yakalama işleminin ifa edilebilmesi için şikayetin varlığı aranmaktadır. Özellikle polis ve sair kolluk kuvvetlerinin yaptığı yakalamalarda bu kural geçerli iken vatandaş tarafından yapılabilen yakalama işlemlerinde bu şart aranmaz. Zira her vatandaşın hangi suçların şikayete bağlı olduğunu bilme gibi bir zorunluluğu ya da imkanı bulunmaz.

Yakalamanın şikayete bağlı olduğu hallere bir istisna getirilmiş ve kanunda şöyle tarif edilmiştir: çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malul, güçsüz gibi kendisini savunmaktan aciz olan kimselere karşı işlenen suçlarda suçüstü halinin varlığı halinde mağdur tarafından yapılacak Şikayete bağlı olmaksızın yakalama yapılabilir. Ceza Muhakemesi Kanunun 90/3. Maddesi ile savunmasız kimselerin korunması amaçlanmıştır.

Yakalanan Kimsenin Hakları ve Kelepçe

Polis ya da sair yakalama hakkı bulunan kimseler tarafından alıkoyulan kişinin kaçma imkanı önlendikten sonra kendisine yasal hakları bildirilir. Kişiye kelepçe takılması ise ancak zorunluluk halinde mümkün olacaktır. Bu zorunluluk; yakalananın kaçma ihtimali bulunması ya da bir başkasına zarar verme ihtimalinin bulunması durumlarında ortaya çıkmaktadır.

Yakalanan kendisine şiddet uygulandığını iddia ediyorsa doktor kontrolü talep etmelidir. Muayene raporu ile kişi üzerinde darp ve cebir izi bulunup bulunmadığı anlaşılacaktır. Kişi hakkında işlemde bulunulmadan önce savcıya bilgi verilmeli ancak onun talimatı doğrultusunda işlem tesis edilmelidir. Yine Yakalama Tutanağı ile gerçekleştirilen işleme dair tüm bilgiler kolluk güçlerince yazıya dökülmelidir. Son olarak kişinin yakınlarına olay hakkında bilgi verilerek aydınlatma işlemi gerçekleştirilir.

Yakalamaya İtiraz ve Serbest Bırakılma

Kişinin hürriyetini doğrudan kısıtlayan eylemlerden olan yakalamaya itiraz edilebilmesi hem soruşturma aşamasında hem de kovuşturma aşamasında mümkündür. Soruşturma aşamasında yakalanan, yakınları ya da avukatları tarafından Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edilir. Dosya üzerinden değerlendirme yapılır. İtiraz olumlu neticelendirilecek olursa kişi serbest bırakılır. Kovuşturma aşamasında verilen yakalama kararına itiraz edilebilir. Bu noktada kararı veren mahkemenin bir üst mahkemesine itiraz edilir. Bir ara karar niteliğinde olan işleme karşı itiraz yoluna başvurulur.

Yakalamaya itiraza ilişkin talepler hakkında hakimlik ya da mahkeme tarafından verilen ret ya da kabul kararlarına karşı bir kanun yolu bulunmamaktadır. Ancak kişinin gözaltına sevk edilmesi durumunda bu hususta bir itirazda bulunularak yeniden değerlendirme talep edilebilir.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.