Zina Nedeniyle Boşanma Davası

29.05.2020
646
Zina Nedeniyle Boşanma Davası

Zina nedeniyle boşanma davası artık Aile Mahkemelerinde sıklıkla gördüğümüz bir dava olmaya başladı. Özellikle Medeni Kanunda aldatılan eşin boşanma davası açması için doğrudan bir yol öngörülmüştür. Bu sayede zina nedeniyle boşanma davası açmak zorunda kalan kadın ya da erkek bir Samsun Boşanma Avukatı ile anlaşarak kolay ve hızlı bir şekilde evlilik birliğini sona erdirerek lehine pek çok kazanım elde edebilecektir.

Zina Nedir?

Evlilik birliği içerisindeki eşlerden birinin bir başkası ile cinsel birliktelik yaşaması sonucunda halihazırda evli olduğu eşini aldatmasına zina adı verilir. Hem dini ve ahlaki hem de hukuki olarak takdir edilmeyen bir davranış olmasına karşın; Türk Ceza Kanunundan zinaya ilişkin hükümler 2000’li yılların başında kaldırıldı ve zina suç olmaktan çıkarıldı. Ancak Aile Hukukunda ve Tazminat Hukukunda hala kendisine önemli sonuçlar bağlanan bir yere sahip.

Eşlerin birbirlerini aldatması ile ortaya çıkan zina eylemi ancak fiilen işlenebilir. Yani sosyal medya sayfalarında sözlü ya da görüntülü olarak yapılan sanal zina eylemlerine doğrudan bir hukuki sonuç bağlanmamıştır. Ancak bu görüşmeler daha sonra zina suçunun ispatında kullanılabilecektir.

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Açılır mı?

Türk Medeni Kanunu 161. Maddesinde Boşanma Sebeplerine yer verilmiş ve ilk maddede Zina nedeniyle boşanma konusuna değinilmiştir. Kanun koyucunun böyle bir düzenlemeye gitmiş olması gerçekten de aldatma nedeniyle boşanmaya ciddi yaptırımlar bağladığını göstermektedir. Madde metninde yer alan açıklamaya göre: Evlilik birliği içerisindeki eşlerden biri zina edecek olursa diğer eş zina sebebiyle boşanma davası açabilecektir.

Bu yargılama esnasında önemli olan husus aldatma boşanma davası açacak olan davacı kimsenin bu olguyu, fiilin işlenmiş olduğunu ispat edebilmesidir. Ancak bu sayede kanunda yer alan neticelerin gerçekleşeceği söylenebilir. Yine mağdur olan eşin aldatma (zina) nedeniyle boşanma davası açabilmesi için kanun koyucu bir süre tayinine gitmiştir.

Zina Sebebiyle Boşanma Davasında Deliller

Aldatılan eşin açabileceği aldatma nedeniyle boşanma davasında deliller için herhangi bir sınırlamaya gidilmemiştir. Zira ekseriyetle tek seferlik olarak vuku bulan zina eyleminin ispatının orada bulunmayan ve tanık olmayan kimse için zor olacağı muhakkaktır. Bu nedenle kanun koyucu pek çok dava türünde aradığı hukuki delil kavramını zina nedeniyle boşanma davası için göz ardı etmiştir. Buna göre aşağıdaki belge ve bilgiler de dahil olmak üzere pek çok unsur delil olarak kabul edilebilecektir.

  • Tanık ifadeleri
  • Telefon konuşmaları
  • Ses kayıtları
  • Facebook yazışmaları ve Whatsapp yazışmaları
  • Kamera kayıtları
  • Kredi kartı hesap özeti
  • Evde karşı cinsten bir yabancı ile yalnız kalma
  • Evlilik dışı çocuk sahibi olmak

Elbette yargılamayı yapan hakim doğrudan bu deliller ile bağlı değildir. Ancak dikkate alacaktır.

Zina Boşanma Davası Ne Zaman Açılır?

Zina (aldatma) nedeniyle boşanma dava açma süresi 6 aydır. Bu süre diğer eşin zina yaptığının öğrenilmesi tarihinden itibaren başlayacaktır. Yine aldatma boşanma davası açılabilmesi için en son aldatmanın üzerinden en fazla 5 yıl geçmiş olmalıdır. Yani aldatıldığını öğrendikten sonraki; 6 aylık ya da 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde zina boşanma davası açmayan eşin daha sonra bu sebeple dava açma imkânı kalmayacaktır. Kanunda kendine doğrudan yer bulan bu düzenlemenin sebebi ise işlediği eşinin zina fiilini yapmasını affeden kimsenin daha sonra bunu sürekli ileri sürerek hakkını kötüye kullanmasının engellenmesidir. Böyle bir durumda aldatılan eş ancak genel boşanma sebeplerine dayanarak Aile Mahkemelerinde bir ayrılık davası açabilecektir.

Zina Yapan Eş Boşanma Davası Açabilir mi?

Zina yapan eş boşanma davası açabilir. Ancak bunu TMK 161.’de yer alan ve özel bir boşanma nedeni olan zina gerekçesine dayandıramaz. Ya diğer özel hallere başvuracak ya da genel sebepleri ileri sürecektir. Aldatan eşin bu madde hükümlerinden yer alamaması düzenlemesi ile kanun koyucu halihazırda kabahatli bir davranış sergilemiş olan eşin bu durumu kendi lehine bir avantaja çevirmesini engellemeye çalışmıştır.

Aldatılan eş ise boşanma davası açarken süre sınırı dışında herhangi bir sınırlamaya tabi olmayacaktır. Delillerini dava dilekçesine iliştirerek davasını açabilir. Önemli olan dava dilekçesinde beyan ve taleplerini hukuki çerçevede ileri sürebilmiş, mahkemeyi haklı olduğuna ikna edebilmiş olmasıdır. Bu sayede istediği neticeyi elde edebilecektir.

Zinanın Karşılıklı Olması Halinde Boşanma Davası Açılabilir mi?

Zinanın karşılık olması yani her iki eşin de birbirini aldatıyor olması durumunda yine boşanma davası açılabilir. Zira kanun koyucu madde hükmünde bu durumun aksine, buna izin vermeyen bir ifadeye yer vermemiştir. Diğer eş tarafından aldatılan eşlerden her biri Aile Mahkemelerine başvurarak evlilik birliğinin sona erdirilmesini talep edebilecektir. Eğer her iki eş de ayrılmayı istiyorsa Anlaşmalı Boşanma davası ile daha hızlı ve kolay bir şekilde evlilik ilişkilerini sona erdirebileceklerdir.

Üçüncü kişiye zina nedeniyle tazminat davası açılabilmesi ise artık mümkün değildir. Daha önceden Yargıtay bu uygulamayı kabul ederken 2016 yılından sonra bu uygulamasını kaldırmış ve üçüncü kişinin tazminat konusunda bir sorumluluğunun olmadığı ilkesini kabul etmeye başlamıştır.

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Yargıtay Kararları


Zina Öğrenildikten Sonra 6 Ay İçinde Dava Açılmazsa Ne Olur?

Davacı kocanın, eşinin bir başka erkekle zina ettiğini Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/304 esas, 2010/134 karar sayılı dosyasının 15.09.2009 tarihli duruşmasında öğrendiği, zina nedeniyle boşanma davasını 01.04.2010 tarihinde açtığı, bu durumda davanın yasada öngörülen altı aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında boşanma davasına münhasıran  zina sebebine (TMK.m.161) dayalı olarak açıldığı konusunda bir çekişme de bulunmamaktadır. Durum böyleyken, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken, yazılı olduğu şekilde boşanma kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. (2 HD. 2014/19822 E. 2014/20613 K.)

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Aldatma Delilleri

Davalı-karşı davacı erkek tarafından özel boşanma sebeplerinden zina sebebine dayanılarak (TMK m. 161) boşanma isteminde bulunulmuştur. Zina olayının mevcut sayılabilmesi için en önemli koşulu, “cinsel ilişkinin” varlığının kesin veya güçlü karineyle kanıtlanmış olmasıdır. Davacı-karşı davalı kadının bir başka erkekle cinsel ilişkiye girdiği kesin veya güçlü karineyle kanıtlanmış değildir. Davacı-karşı davalı kadının bir başka erkekle arabada ve alışveriş merkezine girerken görüldüğü, başkalarıyla telefonda mesajlaştığı anlaşılmaktadır. Davacı-karşı davalı kadının bu davranışları zina değil, “güven sarsıcı davranış” niteliğinde olup; Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince boşanmayı gerektiren kusurlu davranıştır. Davalı-karşı davacı erkeğin Türk Medeni Kanununun 166. maddesinden açılmış bir boşanma davası olmadığından; zina sebebiyle açılmış boşanma davasının reddi gerekir.

Ne var ki, davalı-karşı davacı erkek, davacı-karşı davalı kadının kabul edilen boşanma davasındaki boşanma hükmünü temyiz etmediğinden, boşanma hükmü kesinleşmiş olup, davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının konusu kalmamıştır. Davalı-karşı davacı erkeğin davası hakkında “konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına”, vekalet ücreti ve yargılama gideri bakımından da haklılık durumuna göre bir karar verilmesi gerekir. Davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davası hakkında bu yönde karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. (2. HD 2015/12987 E. 2016/3532 K.)

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.