Site Rengi

Meslek Hastalığı Tazminat Davası

Meslek Hastalığı Tazminat Davası

Meslek Hastalığı Nedir?

Meslek Hastalığı, ilgili kanunda işçinin; çalışmakta olduğu yerin şartları nedeni ile sürekli tekrarlanan hallerden ya da söz konusu iş yerinde yürütülmekte olan uygulama nedeni ile sürekli ya da geçici olarak özürlülük halinde olmasıdır. Önemle belirtilmesi gerekir ki hastalığın işçinin yaptığı işten kaynaklanması gerekmektedir. Bu özürlülük halinin bedensel ya da ruhsal olmasının herhangi bir farkı da bulunmamaktadır. Yani; meslek hastalığı tazminatı alabilmek, hem psikolojisi bozulan işçi için hem de astım hastası olan işçi için söz konusu olacaktır.

Kanun koyucu, yaptığı iş nedeniyle maddi ya da manevi olarak zarar gören işçinin zararını gidermek adına işçi lehine olarak; meslek hastalığı nedeniyle tazminat davası açılabilmesini öngörmüştür.

Meslek Hastalığı Tazminatı Şartları

Sosyal Güvenlik Kanununun 14. Maddesinde belirtilen şartlar dikkate alındığında işçinin; iş yerinde geçirdiği her rahatsızlık meslek hastalığı davası açılabilmesi için yeterli olmayacaktır. Dava neticesinde İşçi lehine bir alacak hakkına hükmedilmesi için aşağıda maddeler halinde belirtilen şartların somut olayda mevcut olması gerekmektedir. İşte mevzuatta meslek hastalıkları sonucu tazminat öngörülen şartlar:

  • İşçi olmak. Tazminat davasından söz edebilmek için öncelikle dava açacak kimsenin söz konusu iş yerinde işçi niteliğinde bulunması gerekmektedir. Yani bir işçi – işveren ilişkisinin mevcudiyeti aranmaktadır.
  • Hastalığı çalışma kaynaklı olması. Hukukumuzda nedensellik bağı olarak da belirtilen kaynaklanma durumu somut olayda da bulunmalıdır. Tıpkı iş kazası ve meslek hastalığı tazminatı bu noktada benzer özellikler göstermektedir.
  • Hasta olmak. Kanunda hangi hallerin tazminata konu olabileceği açıkça sayılmaktadır. Yazının devamında hastalık türleri liste olarak yer almaktadır.

Meslek Hastalıkları Listesi

Kanun koyucu tarafından yayınlanan bir başka mevzuatta meslek hastalığı tazminatı hesaplaması için de doğrudan etkili olan hastalık türleri açıkça sayılmıştır.

  • Baş arızaları (kafa kemikleri, nöroloji, nöroşirürji, psikiyatri arıza ve hastalıkları)
  • Göz arızaları ve Kulak arızaları,
  • Yüz arızaları,
  • Boyun arızaları ve Omurga arızaları,
  • Göğüs hastalıkları ve Omuz ve kol arızaları,
  • El bileği ve el arızaları ve El parmakları arızaları,
  • Karın hastalık ve arızaları,
  • Pelvis ve alt ekstremite arızaları,
  • Endokrin, metabolizma, kollagen doku, periferik damar hastalıkları, hemotolojik ve romatoid hastalıklar,
  • Deri arızaları ve yanıklar.

Meslek Hastalığı Tazminat Hesaplaması

Dava açılıp da uyuşmazlık hakim önüne taşındığında taraflar iddialarını ispatlamakla yükümlüdür. Hakların dayandırıldığı olguların ispatının ardından artık meslek hastalığı tazminat hesabı yapılması için tüm haller olgunlaşmış olacaktır. Söz konusu hesaplama uygulamada sıklıkla bilirkişiler aracılığı ile yapılmaktadır. Zira hesaplamada yapılabilecek en ufak hatalar hem işçi hem de işveren adına hak kayıplarına neden olabilecektir. İşte hakimler de bu durumun önüne geçmek adına inceleme yapılabilmesi ve ardından raporunu hazırlaması için dosyayı ilgili kişiye göndermektedir. Rapor geldiğinde hem davalı taraf hem de davacı tarafa tebliğ ettirilecektir. Eğer kabul edilemeyen bir durum varsa bilirkişi raporuna itiraz edilebilir. Bunun üzerine hakim ikinci bir inceleme için dosyayı başka bir uzmana gönderecektir. Hesaplama konusunda yardım almak için bir Samsun İş Kazası Avukatı ile görüşebilirsiniz.

Meslek Hastalığı Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Hesaplama yapılabilmesi için uzmanlar bu konuda süreklilik arz eden hesap cetvellerini kullanmaktadırlar. Bu sayede her iki tarafın da kabul edebileceği somut bir sonuç elde edilir.

Meslek hastalıkları tazminat oranı işçinin yakanmış olduğu özürlülük türüne göre değişkenlik gösterecektir. Astım hastası olan bir işçi ile kanser olan işçiye aynı miktarda ödeme öngörülmesi kabul edilebilir olmayacaktır.

Meslek Hastalığı Nedeniyle Tazminat Zamanaşımı

Kanun koyucu burada özel bir düzenleme öngörmemiştir. Bu nedenle Borçlar Kanununda tüm borçlar için düzenlenmiş olan genel zamanaşımı süresinin uygulanacağı kabul edilmelidir. Bu süre de 10 yıldır. Eğer farklı bir süre söz konusu olacaksa ayrıca bir yasa düzenlemesi ile meclisten geçmesi gerekmektedir. 10 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı hastalığa yakalanma tarihi değildir. İşçi, davayı kime açabileceğini öğrendiği andan itibaren yani davalı sıfatına sahip olanın kim olacağı belli olduğundan itibaren süre işlemeye başlayacaktır. Bu durum işçi lehine olarak yorumlanabilir. Zira hem uzun bir zaman dilimi mevcuttur hem de soyut olarak nitelendirilebilecek bir kavram öngörülmüştür. Bunun dışında hastalığın seyrinin de meslek hastalığı nedeniyle tazminat zamanaşımı süresi incelenirken dikkate alınması gerekmektedir.

Meslek Hastalığı Tazminat Yargıtay Kararları

Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu müteselsil niteliktedir. Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu’nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler. (Esas: 2019/ 3683 – Karar: 2020 / 570)

Değinilen yasal mevzuat ve yapılan açıklamalar çerçevesinde; davalı işverene ait işyerinde oto tamirci ustası olarak, çok gürültülü bir ortamda çalıştığı anlaşılan sigortalının, “bileteral sensrinöral işitme kaybı meslek hastalığı” teşhisi ile meslek hastalığına yakalanması üzerine, sigortalının yaptığı işin özellikleri, yakalandığı meslek hastalığına yol açan etkenler, hastalığın önlenebilmesi için alınması gereken önlemler ile bunların gerçekleştirilme ve önlemlere uyum durumları göz önünde bulundurularak, davaya konu alanda işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan; işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına uygun, yargısal denetime elverişli, ayrıntılı irdeleme içeren rapor alınıp, dosyadaki deliller ışığında yapılacak değerlendirmeyle bir sonuca varılması gereğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. (Esas: 2016/ 10258 – Karar: 2018 / 10052)

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.