Site Rengi

Emeklilik Nedeniyle Kıdem Tazminatı

Emeklilik Nedeniyle Kıdem Tazminatı

Emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı alabilmek, belirli bir sigorta gününü ve süresini doldurmuş olan çalışanların hakkı olmasına karşın pek çok çalışan tarafından bu düzenlemenin nasıl olduğu bilinmiyor. Bu bilinmezliğin en önemli nedeni ise düzenlemenin 1475 Sayılı eski İş Kanununda yer alıyor olması. Düzenleme eski kanunda yer alıyorsa da madde hala geçerliliğini koruyor. 1475 Sayılı Kanunun 14. Maddesinin 5. Fıkrasında aşağıdaki şekilde yer alan düzenleme ile kendisine yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için öngörülen sigortalılık süresini tamamlamış olan ve yine bu durum için yeterli görülen prim ödeme gün sayısını tamamlamış olan çalışanlar; eğer kendi istekleri ile işten ayrılırsa Kıdem Tazminatı alabilmeye hak kazanacaklardır. Ancak Yargıtay bazı karalarında bu kapsamda işçinin emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı alabilmesini uygulama açısından bazı şartlara tabi tutmuştur. Yazımızın devamında bu şartlara yer vereceğiz. Herhangi bir hak kaybına uğramamak için iyi bir Samsun İş Hukuku avukatı görüşüne de başvurmanızı tavsiye ederiz.

506 Sayılı Kanunun 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı kanunun Geçici 81’inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle…


1475 S.K. 14. Maddesi

Emeklilik Nedeniyle Kıdem Tazminatı Alabilme Şartları

Emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı alabilmek hem üst mahkeme uygulamalarında hem de ilgili kanunda bazı şartlara tabi tutulmuştur. Öncelikle Yargıtayın aradığı şartlardan bahsetmek gerekirse işçinin iyiniyetli olması gerekiyor. Yani işçi iş akdini feshederken emekli olabilmek dışında bir saik gütmemelidir. Bu gibi durumlarda yazının en sonunda da bahsedeceğimiz üzere işçi aleyhine kararlar görülebiliyor. Bahsedilmesi gereken bir diğer husus da 1475 Sayılı eski İş Kanununda aranan şartlar:

  • 15 Yıl Sigortalılık süresinin tamamlanmış olması gerekir.
  • 3600 Prim günü tamamlanmış olmalıdır.
  • İşçi Sosyal Güvenlik Kurumundan 3600 prim günü nedeniyle Kıdem Tazminatı alabileceğine dair belge almış olmalıdır.
  • İşçi kendi isteğiyle iş yerinden ayrılmış olmalıdır.

Eğer yukarıdaki şartların tamamı mevcut ise işçi kanunda aranan şartları yerine getirmiştir. Ancak süreç bu şekilde de tamamlanmış olmuyor. Bu durumun işverene izah edilmesi gereklidir. Eğer işveren tarafından olumlu bir dönüş alınamazsa olayın önce arabulucuk makamına daha sonra da İş Mahkemesine taşınması gerekir. Eğer yargılama işçi lehine sonuçlanacak olursa icra takibi yolu ile işverenden tahsilat yapılabilecektir.

Emeklilikte Kıdem Tazminatı Hesaplama

Kıdem Tazminatı hesaplayabilmek için işçinin son brüt ücreti bilinmelidir. Ancak bu da yeterli değildir. Zira Kıdem Tazminatı giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanır. Peki giydirilmiş ücret ne demektir? Giydirilmiş Ücret: işçinin brüt maaşının üzerine eğer o işveren almakta ise; ikramiye, ilave tediye alacakları, yemek yardımı, yakacak yardımı, konut yardımı, araç yardımı, toplu taşıma yardımı, akaryakıt yardımı ya da bayram harçlığı gibi ödemelerin eklenmesidir. İşçinin giydirilmiş ücreti bu şekilde hesaplanılarak daha sonra bu ücretin 30 günlük sürece denk gelecek şekilde hesaplaması yapılır. İşte bu 30 günlük hesaplama 1 yıl için yapılmış olan hesaptır. İşçinin söz konusu iş yerinde kıdem süresi ne kadar ise almaya hak kazanmış olduğu tazminat miktarı da o kadar yüksek olacaktır.

Emeklilik Nedeniyle Kıdem Tazminatı Yargıtay Kararları

Davalı işveren, davacının başka bir işyerinde çalışmak için istifa etmek suretiyle işyerinden ayrıldığını savunmuştur. Mahkemece istek doğrultusunda karar verilmiştir. 1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bentte, “506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanun’un Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle” işçilerin kıdem tazminatına hak kazanabileceği hükme bağlanmıştır. Düzenlemenin amacı, prim ödeme ve sigortalılık süresi yönünden emeklilik hakkını kazanmış olsa da, diğer bir ölçüt olan emeklilik yaşını beklemek zorunda olan işçilerin, bundan böyle çalışma olmaksızın işyerinden ayrılmaları halinde kıdem tazminatı alabilmelerini sağlamaktır. Şüphesiz işçinin bu ayrılmasından sonra yeniden çalışması gündeme gelebilir ve Anayasal temeli olan çalışma hakkının ortadan kaldırılması beklenmemelidir. Bu itibarla işçinin ilk ayrıldığı anda iradesinin tespiti önem kazanmaktadır. İşçinin başka bir işyerinde çalışmak için işyerinden ayrıldığı anlaşıldığı taktirde, 1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bent hükmü uyarınca kıdem tazminatına hak kazanılması söz konusu olmaz. Davacı işçi, 24.01.2003 tarihinde işverene vermiş olduğu yazılı dilekçesinde özel nedenlerle aynı tarihte işyerinden ayrılmak istediğini bildirmiştir. Davalı işveren yetkilisi dilekçe altına, davacının 21.02.2003 tarihinde ayrılabileceğine dair bir açıklama eklemiş ve tarafların bu yönde anlaşmaları üzerine davacı işçi bir süre daha çalışmıştır. Davacı 23.02.2003 tarihine kadar çalışmasını sürdürmüş, bu tarihte işyerinden ayrılmış ve bir gün sonra başka bir işverene ait işyerinde çalışmak üzere işe başlamıştır. Somut olayda davacı işçi iş sözleşmesini 1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bent hükmü uyarınca feshetmiş değildir. Başka bir işyerinde çalışmaya başladıktan çok sonra Sosyal Sigortalar Kurumu’na bu yönde bir yazı almak için başvuruda bulunmuştur. Bu durumda yasa ile korunan hukuki menfaatin teminine yönelik bir davranış içine girilmemiş ve davacı işçi olayların gelişimine göre başka bir işyerinde çalışmak için işyerinden ayrılmıştır. Davacı tanıkları da davacının 1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bent hükmü uyarınca iş sözleşmesini feshettiğinden söz etmemişlerdir. Daha sonra davacı işçi, işverence kıdem tazminatı ödemesine esas olmak üzere Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından yazı verilmediğinden bahisle bir dava açmış ve bu davada davacının prim ödeme süresi ile sigorta primi yönünden emeklilik hakkını kazandığı tespit olunmuştur.Aynı kararda davacı işçiye 1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bent hükmü uyarınca kıdem tazminatı yazısı verilmesi gerektiğinin tespitine dair hüküm kurulmuştur. Belirtmek gerekir ki bu dava, işçiye Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından yazı verilmesi ile ilgilidir. Davacı işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı noktasında bir sonucu içermemektedir. Yapılan bu açıklamalara göre davacı işçi, 1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bent hükmü uyarınca iş sözleşmesini feshettiğini kanıtlayamadığından kıdem tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece anılan isteğin reddine karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.” (Yargıtay 9. H.D.,04.04.2006)

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.